Önemli bilgiler

Senin için tüm önemli bilgileri bir araya topladık

Hukuksal haklarım

 

Kadınlara karşı şiddet ile alakalı Kanun!

Şiddetten Koruma Yasası

Aile içi şiddet ve ısrarlı takibe karşı hukuksal haklar Şiddetten Koruma Yasasında mevcuttur.

Yasa, aile içi şiddetin mağdurlarını her şeyden önce konutu, faille paylaşması gerekmeden kullanmaya devam etmesini sağlamak suretiyle korur. Bu karar, aile mahkemesi tarafından mağdurun istemi üzerine verilir. Yasadan, aile içi şiddete maruz kalan herkes yararlanır; şiddetin çift ilişkisinde (eşlerin aynı cinsiyete ait olduğu ilişkiler de dahil) uygulanması veya diğer aile fertlerine yönelik olması yasanın geçerliliğini etkilemez.

Sadece çocuklar üzerinde kendi anne veya babaları tarafından şiddet uygulandığı durumlarda Şiddetten Koruma Yasası geçerli değildir. Bu bağlamda çocuk ve vesayet hukuna ait çeşitli düzenlemeler, aile mahkemesince alınan tedbirler ve gençlik daireleri devreye girer.

Şiddetten Koruma Yasasında belirlenen anlamda şiddet, kasıtlı ve hukuka aykırı olarak bir kişinin bedenen yaralanması, sağlığına zarar verilmei veya özgürlüğünün zedelenmesi anlamına gelir; bu eylemin aynı konutda ikâmet eden kişiler arasında veya dışarıda gerçeklemesi göz önünde tutulmaz. Ruhen uygulanan şiddet de Şiddetten Koruma Yasası çerçevesine girer: özellikle doğrudan tehdit veya şiddetli taciz söz konusu olduğunda veya uygulanan şiddetin sonuçta ruhen veya bedenen zarara yol açtığı durumlarda.

Hangi Mahkeme Yetkilidir?

Aile içi şiddet konurlarında daima sulh mahkemesinin (Amtsgericht) bir dairesini oluşturan aile mehkemeleri (Familiengericht) yetkilidir.

Dava süreci, yaralanan kişinin istemi ile başlar. Kişi istemini

  • olayın vuku bulduğu bölgede yetkili olan mahkemeye,
  • dava taraflarının müşterek konutunun bulunduğu bölgede yetkili olan mahkemeye veya
  • davalının normal ikâmetinin bulunduğu bölgede yetkili olan mahkemeye verebilir.

    Dava, çekişmesiz yargı ilkelerine tabidir. Bunun anlamı şudur: mahkeme, karar verebilmesi için gerekli olan olguları tespit etmesi için gerekli kovuşturmayı re’sen yapmak zorundadır. Ayrıca mahkeme tarafından verilen bir talimatın istemden bağımsız olarak somut tehlike durumuna uyarlanması mümkündür. Böylelikle mahkemeye, insanların yaşamının hassas alanlarındaki özel durumlarda daha duyarlı bir şekilde hareket etme imkânı tanınmış olmaktadır.

Şiddetten Koruma Yasası ile alakalı bilgiler

Fail gider – Mağdur kalabilir! Şiddetten Koruma Yasası

Şiddetten Koruma Yasası’nın çekirdeğini konutun tahsis edilmesi ile ilgili düzenleme oluşturumaktadır. Bir şiddet eyleminin faili ve mağduru sürekli olması hedeflenen müşterek bir hanede ikâmet ediyorlarsa yaralanan kişinin kira sözleşmesi olmasa dahi o konutu hiç olmazsa bir müddet yalnız kullanması mümkündür. Fail mağdurun bedenini yaalamış, sağlığını veya hürriyetini zedelemişse mağdurun bu hakkı kayıtsız şartsız mevcuttur. Fail bu tür bir yaralama ile tehditte bulunmuşsa konut tahsisinin gerekli olduğunun kanıtlanması gerekir. Böylelikle hakkaniyete aykırı bir sertliğin önlenmesi hedeflenmektedir.

Konutun yalnız başına kullanıma tahsis edilmesi ancak mağdur kişinin konut üzerinde intifa hakkına sahip olduğu durumlarda –örn. mülkiyetin mağdura ait olduğu veya kira sözleşmesinin sadece mağdurun adına yapılmış olduğu durumlarda- kalıcı bir çözüm teşkil eder. Eşlerden her ikisinin konut üzerinde eşit haklara sahip olduğu veya sadece failin konut üzerinde hak sahibi olduğu durumlarda konut ancak belli bir süre için mağdurun kullanımına tahsis edilebilir. Konut üzerinde sadece failin hak sahibi olduğu durumlarda konutun mağdura tahsis edilmesi altı ay ile sınırlıdır. Mağdur bu süre içinde başka bir konut temin edemediği takdirde mahkeme bu süreyi en fazla altı ay uzatabilir.

Mağdurun konut üzerinde hakkı olmadığı veya ancak fail ile müşterek hakkı olduğu durumlarda, hakkaniyete uygun olduğu takdirde, mağdurun konutu kullandığı süre için bir bedel ödemesi gerekir; bu bedelin konutun kirasına göre belirlenmesi gerekir, ancak kiranın tutarına eşit olması zorunlu değildir. Failin bu zaman boyunca mağdurun konutu kullanımını olumsuz etkileyebilecek herhangi bir girişimde bulunması yasaktır.

Mağdurun konutu kullandığı (sınırlı) süre esnasında failin kalacak başka bir yer temin etmesi gerekir. Acil durumlarda belediyeler de yardımcı olabilir. Konutun kendine tahsis edilmesi için yaralanan kişinin vakadan sonra üç ay içinde yazılı olarak failden bunu talep etmesi gerekir. Böylelikle mağdur bu konutta kalmak isteyip istemediğine karar verebilmesi için gerekli zamanı edinmiş olur. Kadın sığınma evine kaçmış olan bir kadın da böylelikle konuta geri dönebilir.

Fail ve mağdurun evli oldukları durumda çiftin evlilik esnasında ikâmet ettiği konutun, ayrı yaşadıkları süre için boşanma tarihine dek, Alman Medenî Kanunu’nun 1361 b maddesi uyarınca mağdura tahsis edilmesi mümkündür; bunun için failin konutta ikâmet etmeye devam etmesinin mağdur için “hakkaniyete aykırı bir sertlik” teşkil ettiğinin tespit edilmesi gerekir. Kanun, çocuğun esenliğinin olumsuz etkilendiği durumlarda sözkonusu hakkaniyete aykırı sertliğin bulunmasının muhtemel olduğunu belirtmiştir. Aile içi şiddetde –ki, şiddet uygulama tehdidi de yeterlidir- muntazaman konutun tümüyle tahsis edilmesi hedeflenmelidir; bunun dışında Alman Medenî Kanunu 1361b maddesinde öngörüldüğü şekilde “daha yumuşak çözüm” olarak tercih edilen kısmen tahsis eşler arasında vuku bulan şiddet olaylarında mağdurun tehlikeye maruz bırakılacağından dolayı uygulanamaz.

Aynı cinsiyete ait çiftler için Alman Medenî Kanunu 1361b maddesinin şartları doğrultusundaki düzenlemeler Yaşam Ortaklığı Kanununda belirlenmiştir.

Konutun tahsis edildiği durumlarda mağduru daha iyi güvence altına almak amacıyla bu önlemin yanısıra temas veya yaklaşma yasağı gibi koruyucu talimatların da verilmesinin gerekip gerekmediği de daima incelenmelidir.

Koruyucu Talimatlar

Mahkeme tarafından, mağduru koruyucu (ilâve) tedbirlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda faile talimatların verilmesi mümkündür. Koruyucu tedbirler olarak örneğin aşağıdaki yasaklar uygulanabilir:

Failin

  • mağdurun konutuna mahkemenin tespit edeceği bir mesafeden fazla yaklaşması,
  • mağdurun muntazaman bulunduğu yerlerde bulunması (işyeri, mağdurun çocuklarının gittiği Kindergarten veya okul, mağdurun serbest zamanlarında kullandığı tesisler de buna dahildir),
  • yaralanan kişiyle temas kurması (bu, telefon, telefax, mektup veya elektronik posta ile kurulan da dahil olmak üzere her tür temas için geçerlidir),
  • mağdurla buluşması (buna rağmen gerçekleştiği takdirde failin derhal oradan uzaklaşması gerekir).

yasaklanır.

Tedbirler burada sıralananlarla sınırlanmış değildir; her vakanın özelliklerine göre farklı koruyucu tedbirlerin talep edilmesi ve talimat olarak belirlenmesi mümkündür. Koruyucu tedbirler, mağdurun maruz kalmasının muhtemel olduğu her çeşit tehlikede ve tehdit edici durumda korunmasını mümkün kılacak şekilde kapsamlı olmalıdır. Mağdurun, konutu dışında bulunduğu çeşitli yerlerin de (örn. işyeri, çocuklarının gittiği Kindergarten veya okul, alışveriş yerleri, serbest zamanında bulunduğu yerler) temas ve yaklaşma yasağında göz önünde tutulması bundan dolayı önemlidir. Genel olarak bu tedbirlerin süresinin sınırlandırılması gerekir; ancak bu süre istem üzerine uzatılabilir.

Koruyucu tedbirlerin mahkeme tarafindan kararlaştırılması sadece şiddet eyleminin uygulanmasını (vücuda, sağlığa veya özgürlüğe yönelik şiddet) müteakiben sözkonusu olmaz, bu tür bir eylemle tehdit edilme durumunda da tedbirlerin alınması mümkündür. Ayrıca fail, bu eylemi tehdit altında veya alkol etkisi altında gerçekleştirdiği gibi bir mazeret kullanamaz. Bu durumlarda da eylemlerinden sorumlu tutulur ve mahkeme kendisine karşı mağduru koruyucu tedbirler kararlaştırır.

Koruyucu tedbirlerin kararlaştırılması sadece aile içi şiddet vakalarında değil, meskene tevacüz veya tekrarlanan takip ve taciz içeren, tahammül edilemeyecek derecede rahatsız etmenin (“stalking”) yaşandığı vakalarda da mümkündür. “Stalking” olarak çeşitli tutum ve davranışlar adlandırılır: örn. bir kişinin tekrar tekrar gözlenmesi ve takip edilmesi, failin sürekli ve göze batar şekilde mağdurun çevresinde bulunması, “vücuden” takip etme veya yaklaşma, temas girişimleri ve telefonla taciz, sürekli telefaks gönderme, internet aracılığıyla veya cep telefonuna bırakılan mesajlar veya mağdurun adına mal veya hizmetlerin sipariş verilmesi gibi.

Israrlı bir şekilde doğrudan veya dolaylı olarak mağdurun bu şekilde takip edilmesi 2007 den bu yana Ceza Kanunnamesi’nin 238inci maddesi uyarınca cezalandırılır. Mağdurun yaşamının failin eyleminden ötürü ağır derecede olumsuz etkilenmesi gerekçe teşkil eder.

Aile içi şiddet

Tabirinden anlaşıldığı gibi aile içi şiddet, evin içinde uygulanan şiddeti kapsar. Aile içinde kadına uygulanan şiddet dışında, çocuklara uygulanan şiddeti veya çocuklar tarafından ebeveynelere uygulananan şiddeti yada kardeşler arasında uygulanan şiddeti içine alır.

 

Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, aile içi şiddet en fazla eşler arasında yaşanmaktadır. Bizde bu şiddet şeklinin üzerinde duracağız. Şiddet yaşanan ilişkiler, heteroseksüel ve homoseksüel çiftleri, evli, ayrı yaşayan ve birlikte yaşayan çiftleri kapsar.

 

Koruma, emniyet ve güven dolu olması gereken dört duvar arası bu durumda şiddet doluysa, şiddete maruz kalan kişiler için belirli sonuçları doğurur. Mağdurlar kendisini tamamen korumasız hisseder ve bu durumu kimsenin bilmesini istemez.

 

Aile içi şiddet genelde bir defalık bir olay değildir. Bir „kaza“ yada „sarhoşlukla gelen sıradışı bir olay“ değildir, „önemsiz birşey“ ve „tahrik edilerek gösterilmiş birşeyde“ değildir. Bu „özürlerden“ veya „açıklamalardan“ hiçbiri şiddet uygulayan kişileri haklı kılmaz.

Aile içi şiddetin hedefi genelde eşinin üzerinde kontröl ve güç sahibi olmak ve onun tüm yaptıklarını ve düşündüklerini etkisi altında bırakmaktır. Şiddet uygulayan kişi hedefine ulaşmak için bedensel ve zihinsel gücünü kullanır.

Devamlı uygulanan şiddet, şiddete maruz kalan kişilerin korku içinde yaşamasına yol açar. Çünkü onlar bidahaki „Kriz“ in nezaman geleceğini kestiremezler. Kendilerine olan güvenini ve harekete geçme kabiliyetini yitirirler. Yaşadıkları utanç ve korku yüzünden güvendikleri kişilere yada profesyonel yardım almaya cesaret edemezler. Herşeyi olduğu gibi kabullenip korku içinde, kontröl ve belirsizlikle dolu bir hayatı yaşamaya başlarlar.

Aile içi şiddet nasıl anlaşılır?

Aile içi şiddet:

  • Bedensel şiddet (vurma, itme, ısırma, boğma, cisimler fırlatma vs)
  • Psikolojik şiddet (kızma, tehdit etme, hakaret etme, yasak koyma, kontröl etme, aşağılama, küçük düşürme vs.)
  • Cinsel şiddet (tecavüz, cinsel ilişkiye zorlama, başkalarıyla cinsel ilişkiye zorlama vs.)Bu şiddet biçimleri herzaman ayrı ayrı değil, daha çok içiçe görülmektedir.

Çocuklar nasıl etkilenir?

Ilişkilerinde aile içi şiddete maruz kalan kadınların yanında birçok kez olaylara şahit veya dahil olan çocuklarda vardır. Bu durumda aynı mekanda bulundukları için savunmasızdırlar. Atılan bir cisim veya annenin kucağında oldukları için vurulan bir darbe onlarada gelebilir.

En sevdikleri parçaları olan annelerinin nasıl azarlandığını ve şiddete maruz kaldığını görmek zorunda kalırlar.

Annenin babayı nasıl yumuşatmaya çalıştığını ve ezildiğini görürler. Onun dışında annenin arkadaşlarına ve yakınlarına vücudundaki morlukların merdivenden düştüğü için olduğunu anlattıklarını görürler. Çocuklar büyük bir aile sırrına dahil olurlar ve korkularını, endişelerini, duygularını kimseyle paylaşamazlar.

Bu ağır durum çocuklara fazla gelir ve yaşadıkları travmayı farkli şekilde dışa yansıtırlar. Bazıları içine kapanır, diğerleri anneyi ve kardeşlerini koruma duygusuna kapılır, kimileride kendilerine ve çevresine karşı agresif davranışlar sergiler. Korku, uyku bozukluğu veya altını ıslatma gibi sorunlarlada karşılaşılabilinir.

Bu uzun süren şiddet ilişkisinden kurtulmak ne kadar zor olsada, çocuklarını ve kendini korumak için bu adımı atmak gerekir. Şiddet gösteren kişi ne kadar özür dileyip söz verirse versin, yaşanan olaylardan yola çıkarak, yeniden şiddet uyguladığı ve her zaman kendisine göre haklı sebebleri olduğu görülmüştür. 

Sen ne yapabilirsin?

Ilk adım şiddete maruz kaldığında yada maruz kalacağını hissettiğin anda polisi (110) aramak. Polis gelip şiddet uygulayan kişiyi birkaç günlüğüne veya birkaç haftalığına evden uzaklaştıracaktır. Evin anahtarlarını elinden alıp saklayacaktır.

Eğer istersen şiddetten koruma yasası kapsamında mahkemeye başvurabilir, evi sadece kendin ve çocukların için kullanma hakkını alabilirsin. Daha fazla bilgi için burayı tıkla.

Bu şekilde sakince düşünüp karar vermek için zaman kazanmış olacaksın. Bir sonraki adımda evde kalmak, arkadaş veya akrabalarının yanına gitmek yada kadın sığınma evine gitmek arasında karar verebilirsin. Buraya çocuklarınıda yanında götürebilirsin. Kadın sığınma evlerinin listesini görmek için burayı tıkla.

Şiddet uygulayan kişiyle iletişimi kesmen gerekli, her ne kadar seninle veya çocuklarınla iletişime geçmeye çalışırsa çalışsın.

Eğer seni baskı altında bırakmak isterse, yasalara sığınıp koruma isteyebilirsin. Bu koruma ona seninle iletişime geçmeyi yasaklayacaktır. Koruma kararını çıkarabilmek için, doktor raporları, şahitler ve polise yaptığın şikayet tutanakları gereklidir.

Tehdit edildiğini ıspatlayabilmek için bu belgeleri mahkemeye sunmak şarttır.

Ailenle, arkadaşlarınla veya danışmanlarla içinde bulunduğun durum hakkında konuşmaktan korkma. Korkularını ve endişelerini tek başına taşımaya devam etme. Unutma! Seni anlamak isteyen ve sana yardım elini uzatmak isteyen birileri var.

Eğer nereden yardım alabileceğini bilmiyorsan, bize E-Mail yoluyla ulaşabilirsin. Senin yakınındaki danışma merkezlerinin bilgilerini sana yollayabiliriz.

Kendin ve çocukların için cesaretli ol !!!

Içinde bulunduğun durumdan çıkış yolları var ve dışarda yardım alabileceğin yerler mevcut!!!

Şiddetsiz bir hayat yaşamak seninde hakkın!!!

Israrlı takip

Takip, telefon sapıklığı, rahatsız etme gibi kelimeler ısrarlı takip altında sıralanabilir.

Takip, telefon sapıklığı, rahatsız etme gibi kelimeler ısrarlı takip altında sıralanabilir. Israrlı takip günümüzde oldukça çoğalirken sadece ünlülerin karşılaştığı bir şiddet biçimi olmaktan çıkmıştır. Her insan ısrarlı takibin kurbanı olabilir! Başlangıçta mağdurlar bu durumun farkına varamıyorlar. Bir hayranı, eski erkek arkadaşı veya ayrılığı kabullenemeyen eski eşi olabileceğini düşünüyorlar.

Bir çoğu kimseyle bu durum hakkında konuşmaya cesaret edemiyorlar; hem failden korktukları için, hemde çevredekilerin onları ciddiye almayacağını düşündükleri için. Israrlı takibin sonuçları genelde ağır oluyor. Bundan dolayı geç olmadan birileriyle durumu paylaşıp korkularını ve endişelerini aşarak yardım ve destek almak çok mantıklı.

Birçok ısrarlı takip mağduru bulunmaktadır, sandığımızdan daha fazla ve daha yakınımızda. Biz ısrarlı takip konusuyla daha yakından ilgilenip, cesaretlendirmek istiyoruz. Kimse böyle bir durumdan utanmamalı.

Israrlı takip nedir?

Israrlı takip (Stalking) ingilizce to stalk kelimesinden gelmektedir ve kelime manası: sinsice izlemek, sessizce yaklaşmak, gizlice sokulmak ve kol gezmektir. Bu eylemde bir kişi istediğinin dışında takip, rahatsız, tehdit edilir ve bu yüzden hayatının akışında kısıtlanır.

Aşağıda faillerin bazı davranışlarını sıraladık:

  • Telefon sapıklığı, mesaj atma, telesekretere mesaj bırakma,
  • E-Posta
  • Mektup, çicek, hediye gönderme, bir nevi ilan-ı aşk
  • Takip veya gözetleme
  • Hakaret, inkar
  • Tehdit, zorlama

Dramatik davalarda bedensel şiddetle yada cinayetle sonuçlanabilir.

Failler bunu neden yapar?

Israrlı takibin farklı sebebleri vardır. Bunlardan birkaçı güç gösterme, kontrol etme, sevdiğini sanma ve ilişkiye girme arzusudur. Fail ısrarla mağdurun isteği dışında ilgiyi üzerine çekmek ister, iletişim kurmak ister çünkü kendisini reddedilmiş, haksızlığa uğramış, anlaşılmamış yada görünmez hisseder. Mağdur tarafından yapılan iyi niyetli konuşmalar, ikna çabaları faillerin hatalarını kabullenmelerini sağlamaz. Mağdur eski hayatına dönebilmek için her türlü yolu dener fakat bu faillerde uzaklaşmanın aksine daha fazla öfkeye ve davranışlarının artarak çoğalmasına sebep olabilir.

Bunu kim yapar?

Bir çok davada failler eski ilişkilerin tarafı yada arkadaşlık istekleri reddedilmiş kişilerdir. Faillerin farklı ortamlardan olmasıda mümkündür. Arkadaş çevresi, iş arkadaşı, komşu, tanıdıklarından biriside olabilir.

Işi icabıyla müşteri veya danışmanlık hizmeti veren kişilerde ısrarlı takip mağduru olabilirler.

Mağdurlar

Böyle bir durum içinde bulunmak mağdurlar için çok ağırdır. Kendilerinin ve ailelerinin güvenliklerinden endişe duyup işlerini kaybetmekten korkarlar, çünkü çoğu kez işyeride bu durumun bir parçasıdır.

Mağdurlar giderek içine kapanır, yalnız dışarıya çıkmaktan korkarlar, uyku bozukluğu yaşarlar, kabuslar görürler ve çevrelerinde korkak ve güvensiz bir etki yaratırlar. Psikolojik etkileri çok büyüktür ve bir çoğu faile karşı savunmasız kalır.

Anlaşılmamaktan veya ciddiye alınmamaktan korktukları için, mağdurlar bu durumu kimseyle paylaşmazlar. Faillerin ısrarlı takipten kendiliklerinden vazgeçeceğini ümid ederler. Bazen bu durum haftalarca, aylarca hatta yıllarca devam edebilir.

Ne yapabilirsin?

Kendini savunabilirsin, sınırlar koyabilirsin ama bütün bunları faille görüşmeden yapmalısın.

Iletişimi önle.

Faile sert ve kararlı bir şekilde onunla kesinlikle görüşmek istemediğini belirt. Mektup, mesaj, telesekretere cevap vermeyip, hediyeleri kabul etmemelisin. Tanıdıklarına veya arkadaşlarına dışarı çıkarken sana eşlik etmelerini rica et. Böylece failin senin peşine takılmasını ve sinsice yaklaşmasını önlemiş olursun. Arabayla yolculuk yapıyorsan ve seni takip ettiğini farkedersen hemen en yakındaki karakola git.

Acil durumlarda hemen 110 numaralı polis imdat hattını ara. Genel olarak ısrarlı takip durumunda hızlı hareket etmek ve kendini korumak, mesela polise şikayette bulunmak, faili korkutur ve geri çekilmesini sağlar. Faili tanıyorsan bulunduğun bölgenin mahkemesinden önleyici tedbir ve koruma kararı çıkarttırabilirsin. (yasal imkanlar-  medeni hukuk tıkla)

Kamuya bildir. Arkadaşlarını, aileni, komşularını, işverenini, işarkadaşlarını vs. bulunduğun durumla alakalı bilgilendir. Böylece seninle alakalı bilgilerin başkalarına duyurulmasını önlemiş ve destek kazanmış olursun.

Şiddetten koruma yasasına (Gewaltschutzgesetz) göre seçenekler

Israrlı takipten korunmak için medeni ve ceza hukuku dairesinde farklı yollara başvurulabilinir. Burada Stalking kelimesinin kanun dilinde kullanılmadığını belirtmek gerekir, ancak bağlantılı olarak „Nachstellung yani izleme“ kelimesi kullanılmaktadır.

1.     Medeni hukuk  (Şiddetten koruma yasası)

2.     Ceza hukuku

„Nachstellung“ kelimesiyle tabir edilen ısrarlı takip 2007 yılından beri  § 238 ceza kanununda (http://www.gesetze-im-internet.de/stgb/__238.html) yer almaktadır.

Yani polise, mahkemeye yada savcıya suç duyurusunda bulunabilirsin. Medeni hukukta koruma tedbiri çıkarırken, ceza hukukunda ceza almasını sağlayabilirsin. Bu kararname için ispatlar gereklidir. Faile karşı kullanabileceğin ispatlar; tanıklar, belgeler, raporlar, E-Postalar, mesajlar vs. olabilir.

Israrlı takiple bağlantılı başka eylemlerde suç teşkil etmektedir ve şikayete dahil edilebilir. Bunlar aşağıdakileri içerir:

·       Hakaret § 158 StGB (Ceza Kanunu)

·       Iftira § 186 StGB

·       Yaralama § 223 StGB

·       Zorlama § 240 StGB

·       Tehdit § 241 StGB

Israrlı takip herkesin başına gelebilir.  Bu nedenle arkadaşlarınla, ailenle veya tanıdıklarınla durumunu paylaşıp onlardan destek istemelisin. Bilhassa polise veya mahkemeye giderken ve faili şikayet etmek istediğinde, göz önünde bulundurman gereken şeylerden birisi, birçok soruyla karşılaşacaksın – bunlar çok özel ve cinsel sorular – olabilir; topladığın delilleri tanımadığın insanların önüne koyacaksın.

Utanç, hayal kırıklığı ve korku gibi duygulara rağmen bunu başardığında, yeni, sakin, takipten uzak huzurlu bir hayata korkmadan adım atabileceksin. Yani cesur ol! Seni anlayan, seni dinleyen ve sana yardım etmek isteyen kişiler var.

Cybergrooming

Daha sonra eklenecektir..

Diğer şiddet türleri

Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ritüel şiddet mağduruyum ve ne yapabilirim?

Bu sayfada şiddetin biçimleri hakkında bilgi vermek istiyoruz. Sık sık bir çok şiddet biçimi aynı anda veya birbiriyle bağlantılı olarakta yaşanabiliyor.

Fiziksel şiddet

…bedensel şiddette farklı bir deyim olarak kullanılabilir. Bu şiddet biçiminde şiddet gören kişiyi yaralamak yada öldürmek hedefiyle bedensel şiddet uygulanıyor. Bunlar tekmeleme, yumruklama, tokat atma veya bir aletle vurma vb. olabilir.

Fiziksel şiddet gören kadınlarda ağrı, çürük, kesik, yırtılma vs gibi belirtiler farkedilir. Gözle görünen yaralar dışında gözle görünmeyen psikolojik yaralar açılabilir.

Psikolojik şiddet

…veya ruhsal şiddet. Bu şiddet biçimi daha çok sözlü olarak kullanılır. Şiddete maruz kalan kişi hakaret veya tehdit ile psikolojik oralak ağır bir baskıya uğrar.

Mobbing, dışlanma veya ısrarlı takipte ruhsal şiddet biçimlerindendir ve şiddet gören kişide korku gibi psikolojik bozukluklara yol açabilir.

Bedensel şiddete nazaran ruhsal şiddeti farketmek ve ıspatlamak daha zordur.

Cinsel şiddet

…cinselleştirilmiş şiddet fiziksel ve ruhsal şiddettin başka bir şeklidir. Istenmeyen cinsel davranışları yapmaya zorlama, taciz etme, istemediğiniz halde cinsel ilişkiye zorlama, cinsel ilişki sırasında güç kullanma ve tecavüzü kapsar.

Genelde fiziksel ve ruhsal travmalar yaşamış olan kadınlar kendilerini yalnız ve haksızlıkların en büyüğüne uğramış olarak hissederler. Uykusuzluk, depresyon ve intihar girişiminde bulunma psikosomatik sonuçlardandır.

Tecavüz anı kişi için genelde utanç verici, tiksinti, korku ve zayıflık duygularıyla hatırlanır ve geriye kalan tüm hayatını etkiler.

Bu sebepten dolayı tecavüze uğrayan kişiler için yardım istemek çok daha zorlaşır.

Ritüel şiddet

Ritüel şiddet çok tanınmayan bir şiddet biçimidir. Mezhep (sekte), tarikat (kult) ve organize bağlantılar içinde yaşanır. Bunlardan bazıları satanizm, şeytan kovma veya çocuk pornografileridir.

Faillerin hedefi mutlak hakimiyeti elde etmek ve kurbanlarının eylem ve yaşamları üzerinde kontrol sahibi olmaktır. Şiddete uğrayan kişiler fiziksel, ruhsal ve cinsel şiddet uygulanarak, uyuşturucu ve alkol yardımıyla itaatkâr hale getirilir.